Son Dakika Canlı Maç Sonuçları, Son Dakika Spor Haberleri, Son Dakika Dünya Haberleri, Son Dakika Tokat Haberleri, Son Dakika Karabük Haberleri

Son dakika haberleri! İNTERNET VE SOSYAL MEDYADA ÖNE ÇIKAN YURT HABERLERİ

Koronavirüs tedavisi gören kadın, 72 saatte 5 düğünü gitmişKayseri’de koronavirüs denetimine katılan Vali Şehmus Günaydın, hastanede koronavirüs tedavisi gören 80 yaşındaki kadının 72 saatte 5 düğüne gittiğini söyledi.İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi doğrultusunda Kayseri’de gerçekleştirilen kapsamlı koronavirüs denetimine Vali Şehmus Günaydın da katıldı. Günaydın, denetim öncesi yaptığı açıklamada gün boyu denetimlerin devam edeceğini söyledi. Günaydın, ‘Amacımız farkındalık yaratmak; ama buna rağmen sahada hala mesafe ve maske konusunda ciddi eksiklerimiz olduğunu görüyoruz. Özellikle düğün gibi organizasyonlar ve pazarlarda kurallara riayet edilmediği konusunda tespitlerimiz var. Net söylüyorum eğer biz tedbirlere uyarsak daha büyük kısıtlamalar gelmez. Daha büyük kısıtlamaların gelmemesi için mevcut kurallara uymamız yeterli. Hassasiyet göstermezsek, zafiyet gösterirsek o zaman düğünlerde olduğu gibi diğer olayları da kısıtlayabiliriz. Düğünlerdeki vakaların önüne geçmek için her türlü tedbiri aldık; ama biz tedbirleri sıklaştırdıkça vatandaş civar vilayetlere gidip düğün yaptı. Onlar da tedbir alınca maalesef kaçak düğünler yapıldı. Düğün sahipleri, jandarma ve polis merkezine gidip izin almadan kaçak düğün yapıyor’ diye konuştu.HASTANELERDE YER SIKINTIMIZ YOKKayseri’nin riskli vilayetler arasında olduğunu vurgulayan Günaydın, ‘Vaka sayısında artış var, bunun önüne geçmek bizim elimizde. 15 gün kendimizi kısıtlayarak, kalabalık alanlara gitmeyelim, hep beraber göreceğiz ki çok önemli sonuçlar alacağız. Kayseri’deki hastanelerde ve yoğun bakımlarda şu anda sıkıntımız yok; ama bu böyle gidecek anlamına gelmez, kurallara uymayıp ‘nasıl olsa hastanelerimiz var’ diye bakanlar var, çok yanlış bir düşünce. Sağlık sistemimiz işliyor; ama bu anlayışla kurallara uymayıp sağlık sistemimizi zorlarsak bunun sıkıntılarını ileride hepimiz yaşarız’ ifadelerini kullandı.72 SAATTE 5 DÜĞÜNE GİTTİDaha sonra denetimler sırasında nişan ve düğün malzemeleri satan esnaf ile sohbet eden Günaydın, ‘Düğünlerin kapatılmasının, yasaklanmasının sebebi kurallara uyulmamasıdır. 1 Temmuz’da düğünleri serbest bırakmadık mı, şimdi neden yasakladık? Kurallara uyulmadığı içindir. Başhekimimizin net söylediği, 80 yaşında teyze hala hastanede Covid-19’dan yatıyor. Teyzeye ‘Son 72 saatte nereye gittin’ diye soruyorlar. O da ‘5 tane düğüne gittim’ demiş. Şimdi bu düğünlerin yasaklanmasının nedeni kim? Kurallara uymayanlardır. Kuralların hepsini kenara bırakıp, tedbirlere uymazsanız, vaka sayısı artacak, tekrar kısıtlamalar gelecek’ dedi.Koronavirüs denetimlerinde Vali Günaydın’a Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da eşlik etti.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜKayserş Valisinin kent merkezin sosyal mesafe ve maske denetimiEsnaf kontrolünde 80 yaşındaki Nine’nin 5 düğüne gittiği açıklamasıÇay ocağında sosyal adımlayarak sosyal mesafe kontrolüHaber-Kamera: Şeref KAHRAMAN/KAYSERİ, ===============================Kısıtlama öncesi yapılan düğünde ilginç adet yerine getirildiSAKARYA’nın Kaynarca ilçesinde kısıtlamalar öncesinde yapılan son düğünde ilçeye özgü ‘kaynana dili kesme’ adeti yerine getirildi. Gelinin bir yakını, eline aldığı keserle kütüğü yonttu.Kaynarca ilçesinde İrem Kara ve Sultan Selim Çakır’ın düğününde ilçeye özgün ilginç bir adet yerine getirildi. Gelinin bir yakını, eline aldığı keserle düğün salonunun ortasına getirdiği kütüğü yontarken, gelin ve damadın yakınlarına, ‘Kaynananın dilini ne kadar keseyim’ diye sordu. ‘Kaynana dili kesme’ ismi verilen bu adeti yerine getiren vatandaşlar, eğlenceli anlar geçirdi.Düğünlere getirilen kısıtlama nedeniyle 4 Eylül akşamı olacak düğünlerini 1 gün önceye aldıklarını belirten İrem Kara, ‘Düğümüz yarın olacaktı ama maalesef yasaklar nedeniyle 1 gün önceye alındı.’ dedi.Gelinin annesi Hatice Kara, ‘Salgın nedeniyle düğünler iptal olacağı için bir gün önceye aldık. Biraz sıkıntı yaşadık ama düğünümüzü gerçekleştirdik. Düğünümüzü yaparken de adetlerimizi ve törelerimizi unutmadık, yerine getirdik’ diye konuştu.Sultan Selim Çakır’ın annesi Mine Çakır ise, ‘Kaynananın dilini kesmek Kaynarca’ya özgü bir gelenekmiş, bizde bu adete uyduk. Gelini aldık, kendi evladım gibi taşıyacağım. Allah hayırlı etsin’ dedi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: —————-Düğünden detay görüntülerKaynana Dili kesmeGelin İrem Kara röp.Gelin annesi Hatice Kara röp.Damat annesi Mine Kara röp.HABER-KAMERA: Murat HAZER / KAYNARCA (Sakarya), =========================Otobüse maskesiz alınmayınca, sileceklere tutundu ANTALYA’da, Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı özel halk otobüsüne maskesiz olduğu için alınmayan bir yolcu, seyir halindeki otobüsün önüne geçip, silecekleri tuttu. Otobüsle birlikte bir süre giden yolcu, araç hızını arttırınca, kendini yol kenarına attı. Yaşananlar, cep telefonu kameralarına yansıdı.Olay, sabah saatlerinde Muratpaşa ilçesi Aşık Veysel Caddesi üzerinde yaşandı. İddiaya göre, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı özel halk otobüsüne maskesiz binmeye çalışan bir yolcu ile sürücü arasında sözlü tartışma yaşandı. Kısa süren tartışmanın ardından şoför, yolcuyu otobüse almadı. Adı öğrenilemeyen yolcu da duruma tepki göstermek için seyir halindeki otobüsün önüne geçip, silecekleri tuttu. Bir süre otobüsle ilerleyen yolcu, aracın hızını arttırması üzerine sileceği kırarak, kendini yol kenarına attı. Yaşananları, başka bir sürücü cep telefonu kamerasıyla kaydetti. GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ——————————–Şahsın otobüsün önü camına tutunmasıOtobüsün seyir halinde görüntüsüŞahsın otobüsün kenarından yan tarafa kaçarken görüntüsüBülent TATOĞULLARI/ANTALYA, =====================================Adana -Elektrik kesilince işyerinde 6 saat mahsur kalan 4 kişiyi, mahalleli kurtardıADANA’da elektrik kesilince otomatik kepengi açamadıkları için iş yerinde 6 saat mahsur kalan 4 kişi, mahalle sakinleri tarafından kurtarıldı.Olay, merkez Seyhan ilçesi Ova Mahallesi Şakirpaşa Caddesi’nde yaşandı. Dün gece saat 22.00 sıralarında manav sahibi ve 3 arkadaşı, telefon üzerinden online oynanan bir oyun için iş yerinde buluştu. 4 arkadaş oyun oynadığı sırada arızalı olan elektrikli kepenk kendiliğinden kapandı. Kepengin kapanması sonrası mahallede elektrik de kesilince 4 arkadaş, iş yerinde mahsur kaldı. İş yerinde oturup, elektriğin gelmesini bekleyen 4 kişi, saatlerin ilerlemesine rağmen bir gelişme olmayınca itfaiyeyi arayarak yardım istedi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri kepengi kırarak açmak istedi ancak işyeri sahibinin kabul etmeyince, itfaiye olay yerinden ayrıldı. İşyerinin önünde toplanan mahalle sakinleri 4 arkadaşı mahsur kaldığı yerden kurtarmak için çözüm bulmaya çalıştı. Jeneratör bulamayan mahalleli, iş yerinin karşısındaki parkta bulunan aydınlatma direğinden işyerinin elektrik panosuna kablo ile elektrik çekti. Karanlık sokakta doğru bağlantı yapmaya çalışan vatandaşlar, saat 22.00’de iş yerinde mahsur kalan 4 kişiyi, saat 04.00’te kepenge elektrik vererek kurtardı. 4 arkadaş, mahallelilerin alkışlarıyla iş yerinden çıktı. 6 saatin ardından temiz hava alan İsmail Polat, bazı evlerde solunum cihazına bağlı insanların da olduğunu belirterek, uzun süreli elektrik kesintisinin yaşanmasına tepki gösterdi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ——————————-Mahalle sakinlerinin iş yerinin elektrik saatine elektrik vermek için çaba sarf etmesiKapalı kepengin ardından içeridekilerin kaç saat mahsur kaldıklarını söylemesiKepengin açılmasıİçeridekilerin alkış eşliğinde çıkmasıİsmail Polat’ın açıklamasıGenel ve detay görüntülerHaber-Kamera Gökhan KESKİNCİ ADANA,=============================================Tartıştığı kocasını pompalı tüfekle vurarak öldürdüğü iddia edilen kadın: Benim elim tetiğe hiç değmediADANA’da, kendisini darbettiğini öne sürdüğü eşi Hakan Özbek’i (33) pompalı tüfekle vurarak, öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan Fikriye Özbek (28), sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Özbek’in ifadesinde; elinin tetiğe hiç değmediğini, kıskançlık nedeniyle tartıştıkları kocasının tüfeği eline zorla verdiğini ve namluya da 3 kez vurunca silahın ateş aldığını söylediği öğrenildi.Olay, önceki gün, merkez Seyhan ilçesi Gökçeler Mahallesi 1002 Sokak’ta meydana geldi. Evli ve 2 çocukları olan Fikriye ve Hakan Özbek çifti, gece kıskançlık nedeniyle tartıştı. Kısa sürede kavgaya dönen olayda, iddiaya göre, darbedilen Fikriye Özbek, çocukları da evdeyken kocasına ait pompalı tüfekle Hakan Özbek’e ateş açtı. Özbek, göğsüne isabet eden saçmalarla yere yığılırken, silah sesine çiftin çocuğu ve komşuları da uyandı. Fikriye Özbek, ihbarla olay yerine gelen polis ekiplerince gözaltına alınırken, sağlık ekibinin yaptığı kontrolde, Hakan Özbek’in yaşamını yitirdiği belirlendi. Olay yerinde yapılan çalışmanın ardından Hakan Özbek’in cesedi, otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu’nun morguna kaldırıldı. Fikriye Özbek’in, olay gecesi yakınlarına, ‘Ben öldürmeseydim o beni öldürecektiö dediği ve polise ise öldürme amaçlı ateş etmediğini söylediği öğrenilirken, emniyetteki ifadesinde de tüfeği eşinin zorla eline tutuşturduğunu belirttiği ortaya çıktı. ‘NAMLUYA 3 KEZ VURDU, TÜFEK ATEŞ ALDI’Fikriye Özbek’in, emniyette verdiği ifadesinde, ‘Eşim çok kıskanç, aramızda sürekli şiddetli geçimsizlik var. Olay gecesi evde alkol aldı. Kıskançlık meselesi yüzünden tartıştık. Sıkıntılı bir pompalı tüfeği var. Onu alıp bana doğrultarak, ‘Seni öldüreceğim’ dedi. Sonra ağzında mermi olan tüfeği zorla benim elime tutuşturdu. ‘Beni vuracaksın’ dedi. Böyle bir şey yapamayacağımı söyledim ancak tüfeği kendi göğsüne dayayıp ‘Ben bu tüfeğin huyunu biliyorum’ dedi ve namluya 3 kez vurdu. Tüfek ateş aldı. Benim elim tetiğe hiç değmedi’ dediği öğrenildi.Sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen Fikriye Özbek, çıkarıldığı mahkemece ‘kasten adam öldürmek’ten tutuklandı. GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ—————-Kadının adli tıp birimine getirilmesiDetaylarHaber: Gülşah ÖZGEN – Kamera: ADANA, ============================================Çaldığı araçla polis evi önünden geçerken yakalandıADIYAMAN’da, aynı yaştaki suç ortağı D.C. ile birlikte çaldığı hafif ticari araçla, polis evi önünden geçmek isteyen M.N.D.(16) nöbet tutan polislerin şüphelenmesi üzerine yakalandı.Yunus Emre Mahallesi’ndeki Yılmaz Alagöz’ün iş yerine sabah saatlerinde giren M.N.D. ve D.C., dizüstü bilgisayar ile park halindeki 06 BAD 357 plakalı hafif ticari aracı alıp, kaçtı. Daha sonra arkadaşından ayrılan M.N.D., çalıntı araçla Siteler Mahallesi’ndeki Polis Evi’nin önünden geçmek istedi. Ancak nöbet tutan polisler, yaşı küçük şüphelinin kullandığı aracı, şüphe üzerine durdurdu. Çağrılan trafik polisleri, hafif ticari aracın çalıntı olduğunu belirledi. M.N.D. gözaltına alınarak, emniyete götürüldü.Polis, iş yerinden çalınan dizüstü bilgisayarla kayıplara karışan D.C.’yi arıyor.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ—————-Olay yeriÇalınan otomobilSökülen plakaİş yeri sahibinin gelmesiİş yeri sahibi Yılmaz Alagöz ile röportajÇalınan otomobilin sahibine teslim edilmesiGenel ve detay görüntüHaber-Kamera: Mahir ALAN / ADIYAMAN =============================================Grip aşısı talebi, geçen yılı ikiye katladıANTALYA Eczacılar Odası Başkanı Mehmet Ertekin, bu yıl Covid-19 salgını nedeniyle grip aşısında talep patlaması yaşandığını söyledi. Ertekin, geçen yıl ülke genelinde 1 milyon 150 bin aşı yapıldığını, bu yılki talebin ise 3 milyona ulaştığını belirtti.Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle, önümüzdeki kış için grip ve zatürre aşıları talebinde büyük artış yaşanıyor. Antalya Eczacılar Odası Başkanı Mehmet Ertekin, Covid-19 öncesindeki normal sezonda da grip aşısı için talebin yüksek olduğunu söyledi. Ertekin, ‘Bu sezona Covid-19 ile birlikte girdiğimizden daha da yüksek talep var. Ama aşılar elimize henüz ulaşmadı’ dedi. ZATÜRRE AŞISI PEYDERPEY GELİYORZatürre aşıları için de talep olduğunu ifade eden Ertekin, ‘Bunları risk gruplarına göre tavsiye ediyoruz ve hazırlık yapmaya çalışıyoruz. Zatürre aşıları peyderpey geliyor, ama grip aşılarının sevki henüz firmalardan depolara, onlardan da bize yapılmadı. Zatürre aşısı risk grubunda özellikle mecbur yapılması gerekir. Çünkü Covid-19’un vurduğu organlardan birisi akciğer’ diye konuştu. TALEP 3 MİLYONA ULAŞTIKronik, geçmişten gelen hastalıkları olanlara zatürre aşısının önerildiğini dile getiren Ertekin, grip aşısının biraz daha keyfi gibi olsa da bu yıl Covid-19 nedeniyle önemli olduğunu söyledi. Ertekin, ‘Ama elimize gelmesini bekliyoruz, böyle bir sorun var. Firmanın verdiği rakamlara göre geçen sene 1 milyon 150 bin aşı yapılmış. Bir firma getiriyor, bu sene yine aynı markadan bekliyoruz ve 3 milyon talep olduğunu söylediler’ dedi.SAĞLIK PERSONELİ VE AĞIR HASTALARA ÖNCELİKBu yılki 3 milyon üzerindeki talebin bir kısmını Sağlık Bakanlığı’nın karşılayacağının belirtildiğini aktaran Ertekin, ‘Bakanlık, sağlık personelinin önceliği ve hastanelerdeki kronik durumdakilere müdahalede kullanacak. Geri kalan rakamın bize sevkini tahmin ediyoruz. Ama tam veriler bize aktarılmadı henüz. Şu an aşı yaptırmak isteyen beklemek zorunda. Ekim ortalarına kadar gelmesini bekliyoruz’ diye konuştu. ECZANELER İSİM SIRASI YAPIYOR Şu an grip aşısı talebinde bulunanların eczanelerde isim ve iletişim bilgileri ile sırayla not alındığını kaydeden Ertekin, ‘Ancak hastaların acil ve öncelik durumu kesinlikle belirtiliyor. Diğeri önce yazdırmış olsa bile aşının öncelik durumu olan kişilere önce verileceğini söylüyoruz. Fiyatları geçen yıla göre aynı düzeyde. 70 lira düzeyinde ve çok artış yok. Zatürre aşıları da 70-350 lira arasında değişiyor’ dedi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-Eczane içerisi detay-Antalya Eczacılar Odası Başkanı Mehmet Ertekin detay-Antalya Eczacılar Odası Başkanı Mehmet Ertekin röp.-Genel detaylar-Bekleme listesinin detay görüntüleriHABER: Mehmet ÇINAR- KAMERA: Adem AKALAN/ANTALYA, ================================================Antalya’da, Osmanlı savaş gemisi batığı bulunduANTALYA’da denizin 40-50 metre derinliğinde, 10 santimlik kum örtüsüyle kaplı Osmanlı savaş gemisi batığı bulundu. Topları, gülleleri, ahşap aksamı, yelkenleri, halatları, demir aksamı ve çapalarıyla bulunan Osmanlı batığında, güvertedeki toplar bile hiç bozulmadan kuma gömülmüş halde tespit edildi.  Antalya ve Mersin kıyılarında sualtı araştırmaları yapan Akdeniz Üniversitesi Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz ve ekibi, Antalya’da 42, Mersin’de ise 12 yeni gemi batığı belirledi. Yenilerle birlikte bugüne kadar yaptıkları araştırmalarda ortaya çıkan batıkların sayısının 300 olduğunu belirten Doç. Dr. Öniz, Antalya ve Mersin kıyılarındaki yeni batıkların denizin 10 ile 50 metre derinliklerinde tespit edildiğini ifade etti. 2020 yılında, daha önce hiç araştırma yapılmamış bölgelerde su altı robotları, yandan taramalı sonarlar, multibeam sonarlar ve dronlarla en son teknolojiyi kullandıklarını kaydeden Doç. Dr. Öniz, ileri teknoloji sayesinde daha önce hiç inilmemiş derinliklere indiklerini aktardı. Araştırmalarında denizin 55 metre derinliğine kadar indiklerini söyleyen Doç. Dr. Öniz, bu nedenle bulunan batıkların da nispeten daha iyi korunmuş olduğunu vurguladı. 54 BATIKTAN 50’Sİ AMFORA YÜKLÜBu yıl belirlenen 54 batığın Tunç çağından Osmanlı dönemine kadar yayılan yaklaşık 5 bin yıllık zaman yelpazesine ait gemi batıkları ve diğer kalıntılar olduğunu kaydeden Doç. Dr. Öniz,  ‘Bu batıklar da bize gösteriyor ki, bizim kıyılarımızda 5 bin yıldır deniz ticareti yaygın şekilde yapılıyor’ dedi. Osmanlı batığı dışında 53 batıktan 50’sinin yükünün çift kulplu toprak testiler (amforalar) olduğunu anlatan Doç. Dr. Öniz, ‘Amfora yüklü 50 batığın 30’unun muhtemelen Kilikya bölgesinden zeytinyağı ve şarap taşıdığını tahmin ediyoruz. Bu gemilerin nereye gittiğini tam olarak bilemesek de o dönemde Kilikya bölgesinin zeytinyağı ve şarabının alıcısının İstanbul olduğunu ve bölgeden İstanbul’da giden ürünlere vergi indirimi yapıldığını biliyoruz’ dedi. Doç. Dr. Öniz, MÖ 1. yüzyıldan MS 7. yüzyıla kadar Kilikya bölgesinde zeytinyağı ve şarap ticaretinin uluslararası eksende yapıldığını da sözlerine ekledi. ÜZERİ KUMLA ÖRTÜLÜ OSMANLI SAVAŞ GEMİSİBu yıl tespit ettikleri en önemli batığın 18. yüzyılda batmış bir Osmanlı savaş gemisi olduğunu belirten Doç. Dr. Öniz, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Muhtemelen bir savaş gemisi. Antalya’nın batısında, denizin 40 ile 50 metre derinliğinde ulaştık bu batığa. Neredeyse geminin tüm aksamı duruyor. Sanki bir zaman kapsülü gibi batığın üzerinde her şey donmuş gibi. Araştırmalarımızla neredeyse battığı güne ulaşmak mümkündü. Ahşap aksamı, topları, gülleleri dışında o dönemin teknolojisiyle yapılmış yelken donanımı, suyun içinde kumun altında saklı haldeydi. Gemi ortalama 10-20 santimlik kum örtüsüyle kaplıydı. Kum örtüyü araladığımızda, geminin yelken donanımının tüm orijinal haline ulaşmak mümkün oldu. Bizi son derece heyecanlandıran bir batık oldu. Çünkü böyle bir yelken teknolojisine daha önce hiç rastlamamıştık. Kurşun helezonları, halatları, demir aksamı ve ahşap komponentleriyle bir 18. yüzyıl savaş gemisiydi. Gemide çeşitli boyutlarda toplar var. Geminin dengesi de bu toplarla ayarlanmış. Büyük toplar eşit olarak geminin güvertesine dağıtılmış. Muhtemelen İstanbul ya da Çeşme’deki Osmanlı deniz üslerinden yola çıkmış ve Antalya’nın batısında fırtına sırasında bir adacığa çarparak batmış.’SAVAŞ FİLOSUNUN DOĞAL LİMANINDAKİ ZİFT KAZANLARI 2020 yılı sualtı araştırmalarında Osmanlı batığının yanı sıra, yine o dönemde savaş filosunun yanaştığı emniyetli bir doğal liman da belgelediklerini vurgulayan Doç. Dr. Öniz, ‘Bu bölgede denizin 25-50 metre derinliklerinde gemi çapaları bulduk. Ayrıca bakır kazanlar belgeledik. Bu kazanların, gemilerin denizdeyken bakımlarının yapılmasında kullanılan ziftleme kazanları olduğunu düşünüyoruz. Osmanlı döneminde gemiler denizdeyken sağa ya da sola yatırılıp kuruduktan sonra ziftleme yapılıyormuş. Yaptığımız bu çalışmalarda, Osmanlı savaş filolarının denizde her an mobil vaziyette beklediğini anladık. Günümüzden 250-300 yıl önce Osmanlının denizdeki filolarının gerekli durumlarda bakımlarının da denizde yapıldığını anlamış olduk’ şeklinde konuştu. Osmanlı batığının sualtı kazı çalışmalarına, Demre Müzesi ile birlikte 2021 yılında başlamayı planladıklarını sözlerine ekleyen Doç. Dr. Öniz, kazılar sayesinde bu döneme ait detaylı bilgilerin de ortaya çıkmış olacağını kaydetti. GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ————–RÖP1: Doç.Dr.Hakan Öniz ile röpDoç.Dr.Hakan Öniz ve ekibinin Antalya kıyılarında tespit ettiği batıkların sualtındaki görüntüleriSualtındaki halatlar, çapalar, amforaların görüntüsüSualtındaki Osmanlı savaş gemisi batığından görüntülerAraştırma gemisinden görüntülerHABER: Selma KUNAR- KAMERA: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,  ========================================================Muhtarın keşfettiği şelale ilgi çekiyorBARTIN’ın Ulus ilçesi Kalecik Köyü Muhtarı Selahattin Kaya tarafından tesadüfen bulunan şelale, doğal güzelliği ile dikkat çekiyor. Köy muhtarı Kaya, şelalenin farklı bir yapısı olduğunu belirterek, turizme kazanılması için çalışma yapılmasını istedi.Bartın Karabük yolu üzerinde bulunan Kalecik köyüne yaklaşık 5 kilometre mesafedeki Devrent mevkisindeki kanyonunu içinde bulanan şelale 1 ay önce köy muhtarı Selahattin Kaya tarafından dere yatağında gezerken keşfedildi. Daha önce kimsenin görmediği şelalenin fotoğrafları sosyal medya hesabında yayınlayan muhtar Kaya’nın ardından şelale özellikle hafta sonu ziyaretçilerin akınına uğramaya başladı.SUYUN SICAKLIĞI 10 DERECEYE KADAR DÜŞÜYORKöye giden ana yoldan kanyon içindeki dere içinden yaklaşık 300 metre yürüyerek ulaşılan şelaleye köylüler tarafından ‘Kalecik şelalesi’ ismi verildi. 4,5 metre yükseklikten akan şelalenin altındaki doğal havuzda 4 metre derinlik oluştu. 2 doğal havuzun bulunduğu bölgede, sıcak havalardaki suyun sıcaklığı 10 dereceye kadar düşüyor. Doğal klima görevi gören şelalenin üzerinde buna benzer şelaleler olduğu da öğrenildi. Sudaki berraklığın herkesi hayran bıraktığı şelale, özellikle haftasonu muhtarın paylaşımından sonra ziyaretçi akınına uğradı. Doğal oluşumu ile dikkat çeken ve sadece Sarıçiçek yaylasındaki Ulukop deresinden gelen su ile beslenen şelaleye ilginin her geçen gün artması dikkat çekiyor. Şelalenin ilerisindeki dere yatağındaki suyun çekildiği görülürken, şelale suyunun yazın en kurak zamanlarda bile azalmadığı aksine arttığı gözlemlendi. Şelalenin üst kısmında bulunan kaya parçaları da gölün altında tarihi eser var diyerek, zarar verdikleri görüldü.’BURAYI GÖREN GERİ GİTMEK İSTEMİYOR’Yaklaşık 1 ay önce dere içerisinde dolaştığı sırada şelale ile karşılaştığını söyleyen Kalecik Köyü Muhtarı Selahattin Kaya, ‘Burayı ben keşfettim, bana çok değişik geldi. Ben de fotoğrafları çekip sosyal medyada paylaştım. Yaptığım paylaşımdan sonra buraya akın akın insanlar gelmeye başladı. Şelalenin suyu tamamen yayladan gelen sudur. İçine herhangi bir atık ya da kanalizasyon karışmıyor. Tamamen içilecek derecede çok berrak bir suyu var. Zamanla oluşan şelalemiz 4,5 metre yükseklikten akıyor, aşağıda bulunan gölün derinliği ise 4 metredir. Şelaleye de ‘Kalecik Köyü Şelalesi’ adını verdik. Buranın mutlaka turizme kazandırılmasını istiyoruz. Özellikle hafta sonu çok gelenler oluyor. Böyle berrak ve buz gibi ancak Akdeniz ve Ege’de olur diye biliyorduk. Karadeniz’de olduğunu görmüş olduk. Burayı gören geriye dönmek istemiyor. Uzun süre burada insanlar zaman geçirmeye başladı. Artık bizde burası için bir çalışma yapılmasını istiyoruz. İnsanlar buraya rahatça ulaşabilir, piknik alanları çok fazla mutlaka herkesi köyümüze ve eşsiz güzellikteki şelalemize bekliyoruz’ diye konuştu.(GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR)Ayhan ACAR/ULUS (Bartın), -====================================Atın trafikte koşması kamerada Bursa’da, caddede araçların önüne geçip, hızla koşan atı görenler, şaşırarak, cep telefonu kamerasıyla görüntüledi. Görüntüler, dün saat 16.00 sıralarında, Bursa- Ankara yolunda kaydedildi. Caddede araçların önüne geçip, hızla koşan atı görenler, şaşırdı. Bu sırada cep telefonu kamerasıyla görüntü çeken kişi, ‘Dikiz aynası da yok, tak diye atlıyor. Korkudan geçemiyorum, saldırır diye’ dedi. Caddede araçların önünde giden at, 1 kilometre sonra gözden kayboldu.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ—————–Atın otomobillerle seyriHaber-Kamera: Abdulselam UĞUR / BURSA, ======================================Genç ressam kafe duvarlarını resimleriyle süslüyorDİYARBAKIR’da genç ressam Şilan Zümrüt, kafelerin duvarlarını yağlı boyayla yaptığı duvar resimleriyle süslüyor. Kafeler de iç mekanlarında tablo yerine artık duvar resimlerini tercih ediyor. Duvarları boydan boya kaplayan bu sanat eserleri, görenlerin beğeesini toppluyor. Zümrüt, duvar resminin mekanları daha estetik gösterdiğini, bu yüzden de daha çok duvar resminin tercih edildiğini belirterek, ‘Şu an Diyarbakır’da mekanların yüzde 90’ı duvar resmini talep ediyor’ dedi.Dicle Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümü’nde eğitim gören Şilan Zümrüt, gelen talep üzerine 5 yıldır Diyarbakır’daki kafelerin duvarlarına resim yapıyor. İç mekanların olmazsa olmazı olan tablolar, yerini artık duvar resimlerine bırakmasıyla Şilan, kentteki kafeteryaların duvarlarını, yağlı boyayla yaptığı resimlerle duvarı estetik hale getiriyor. Bu yöntemle mekanların daha estetik gösterdiğini belirten Zümrüt, Diyarbakır’daki kafeteryaların yüzde 90’nı bu yönetme başvurduğu anlattı. Yaptığı resimlerden sonra olumlu geri dönüşleri aldığını ve bunun kendisini çok mutlu ettiğini ifade eden Zümrüt, şunları kaydetti: ‘Duvar resmi yapmaya talep üzerine başladım. Kafeterya sahipleri, mekanlarını daha güzel kılmak istiyorlar. Tablo ve baskıdansa duvar resminin daha iyi görüneceğini düşündüler. Yaptığım çalışmayı görenler, benimle görüşmeye başladı. Şu an Diyarbakır’da mekanların yüzde 90’ı duvar resmini talep ediyor. Resim yapmaya çok küçük yaşta başladım, çok ilgiliydim. Güzel sanatlar lisesine bir öğretmenim yönlendirdi beni. Güzel sanatlar lisesinden sonra tamamen resim işine atıldım. Aynı zamanda Dicle Üniversitesi’nde resim öğretmenliği okuyorum. Bitirdiğimde grafik alanı üzerine yüksek lisans düşünüyorum. Duvar resmini yaklaşık 5 yıldır yapıyorum. Çok güzel geri dönüşleri alıyorum ve bu beni mutlu ediyor.’İŞLETMELER İÇ MEKANLARI İÇİN DUVAR RESMİ TALEP EDİYORLARMekan sahipleriyle oturup beyin fırtınası yaptıktan sonra çalışmaya başladığını söyleyen Zümrüt, iç mekanlarında resim görmek isteyen herkesin talepte bulunduğunu ifade etti. Zümrüt, ‘Duvar resimlerini yapmadan önce mekan sahipleriyle oturup bir beyin fırtınası yapıyoruz.  Mekan sahibinin ne istediğine bakıyorum, kendi fikrimi söylüyorum ve ortak bir karar alıp son halini projeksiyonla yansıtıyorum duvara uygun boyutta. Sonra da boyama işlemine başlıyorum. Daha çok sulu boya çalışıyorum, tekniği bana daha uygun ve hoşuma gidiyor. Kafeteryaların dışında bürolar ve spor salonları gibi farklı yerlerden de iç mekanları için talepler geliyor. İç mekanında resim görmek isteyen herkes çağırabiliyor beni. Tabloların yeri tabi düşmüyor ama duvar resmi daha estetik gösteriyor mekanları. Bu yüzden daha çok duvar resmi tercih ediliyor bu dönemde’ dedi.DUVARLARA YAPILAN RESİMLER İLGİ GÖRÜYORDuvarına resim yaptıran kafeterya işletmecileri duvarlarına yaptırdıkları resimlere olan ilgiden memnun. Kafeterya işletmecisi Azat Mazi, duvar resimlerinin müşteriler tarafından daha çok ilgi çektiğini belirterek, ‘Kafeteryamızda tablolarda var ama çizimler müşterilerin daha ilgisini çeker diye düşündüm. İlk çizimi yaptıktan sonra baya ilgi gördü. Şimdi diğer duvarlara da yaptıracağım’ diye konuştu.

Bir önceki yazımız olan Doğu Marmara ve Batı Karadeniz'de Kovid-19 tedbirleri denetimi başlıklı makalemizde Güncel, Karabük ve Kocaeli hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yapabilirsin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir